27 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 10962 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, hizmet ihracatı desteklerini yeniden kurdu. Karar 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak şekilde yürürlüğe girdi ve daha önce ayrı ayrı işleyen 5447 ile 5448 sayılı kararları yürürlükten kaldırdı.
Bu yazı bir teşvik rehberi değil. Evrak tarafını yapan danışmanlık şirketleri zaten var ve o işi onlardan iyi yapamayız. Burada anlatmak istediğimiz şey, bu kararın pazara giriş stratejinizi nasıl değiştirmesi gerektiği.
Yapı olarak ne değişti
Dağınık haldeki destekler tek çatı altında toplandı. Artık iki ana başlık var: Hizmet Sektörleri Atılım Programı ve Markalaşma Programı. E-TURQUALITY bu ikincisinin içinde yer alıyor.
Kapsam geniş tutulmuş. Yazılım, SaaS, mobil uygulama, dijital oyun, yapay zekâ, finansal teknolojiler, siber güvenlik, blokzincir, gömülü yazılım ve akıllı şehir çözümleri üreten Türkiye'de yerleşik firmalar kapsam içinde. E-TURQUALITY programındaki firmalar için 2026 yılı itibarıyla yıllık toplam destek üst limiti 500 milyon TL. Program kapsamına alınan firmalar beş yıl boyunca destekleniyor, performans kriterleri karşılanırsa süre beş yıl daha uzatılabiliyor.
Temel şartlardan ikisi önemli: şirketin ana yönetim merkezinin Türkiye'de olması ve pazarlanan yazılımın fikri mülkiyet haklarının şirkete ait olması. İkincisi, proje bazlı yazılım geliştiren ya da başkasının ürününü satan şirketleri fiilen kapsam dışında bırakıyor.
Stratejiyi asıl değiştiren madde
Rakamlardan çok daha önemli bir kural var ve kimse bunun üzerinde durmuyor: izleme ve değerlendirmeye tabi tutulan yılda şirkete ödenecek toplam destek tutarı, şirketin bir önceki yıl elde ettiği hizmet ihracatı ve yurt dışı kaynaklı gelirlerinin toplamının üçte birini aşamıyor.
Bunun anlamı şu: destek, sıfırdan bir ihracat operasyonunu finanse etmek için tasarlanmamış. Var olan bir ihracat gelirini büyütmek için tasarlanmış. Geçen yıl yurt dışından hiç geliriniz yoksa, bu yıl alabileceğiniz destek de matematiksel olarak çok sınırlı.
Destek bir başlangıç sermayesi değil, bir çarpan. Çarpanın işe yaraması için çarpılacak bir sayı gerekiyor.
Bu, pazara giriş planlamasını tamamen değiştiriyor. İlk yılın işi büyük bütçeli tanıtım yapmak değil, ilk yurt dışı gelirini üretmek. O gelir bir kez oluştuğunda destek mekanizması anlamlı hale geliyor ve ikinci yıl gerçekten büyüyebiliyorsunuz.
Doğru sıralama
Sahada gördüğümüz yanlış sıra şu: programa başvur, bütçeyi onaylat, sonra o bütçeyi harcayacak bir plan ara. Bu sırayla ilerleyen şirketlerde para genelde fuar katılımına ve tanıtım kalemlerine dağılıyor, çünkü harcaması en kolay kalemler onlar. Sonuç, harcanmış bütçe ve ölçülemeyen bir yıl.
Daha işe yarayan sıra:
- Hangi pazara gireceğinize karar verin ve bu kararı gerekçelendirin
- İlk gelirin nereden geleceğine dair somut bir plan kurun
- Planı destek programının yol haritasına bağlayın, kalemleri plana göre belirleyin
- Ön onay süreçlerini tamamlayın, sonra harcamaya başlayın
Dördüncü madde özellikle kritik. Danışmanlık hizmetlerinde faaliyete başlamadan önce ön onay alınması gerekiyor. Onaylanan yol haritasında yer almayan ya da onay süreci tamamlanmadan yapılan harcamalar destek dışında kalabiliyor. Yani doğru işi yanlış sırada yaparsanız parayı kaybediyorsunuz.
Bağlam: sektör zaten büyüyor
Bilişim sektöründeki hizmet ihracatımız 2023'te 3,87 milyar dolar, 2024'te 5,33 milyar dolar ve 2025'te 5,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2012'de bu rakam yaklaşık 432 milyon dolardı. On üç yılda dolar bazında on katın üzerinde bir artış var.
Bu büyüme, destek mekanizmasının bir işe yaradığını gösteriyor. Ama aynı zamanda şunu da gösteriyor: rakipleriniz de aynı destekleri kullanıyor. Destek almak bir avantaj değil, artık bir taban. Fark, o bütçenin nereye harcandığında oluşuyor.
Destek oranları, başvuru şartları ve ön onay süreci için Ticaret Bakanlığı'nın yayımladığı Genelge esastır. Bu yazıdaki rakamlar kamuya açık kaynaklardan derlendi, kendi durumunuz için mutlaka güncel mevzuata ve bir teşvik danışmanına bakın. Bizim işimiz evrak değil, o bütçenin bağlanacağı pazara giriş planı.